|
MARKALARIN
KORUNMASI HAKKINDA 556 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
BİRİNCİ KISIM
BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak Kişiler
Amaç ve Kapsamı
Madde 1 - Bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin amacı, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun
olarak tescil edilen markaların korunmasını sağlamaktır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname, markaların korunmasına ilişkin
esasları, kuralları ve şartları kapsar.
Tanımlar
Madde 2 - Bu Kanun Hükmünde
Kararnamede geçen:
a) “Marka”, ortak markalar ve garanti markaları dahil ticaret
markaları veya hizmet markalarını,
b) "Paris Sözleşmesi", Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus
Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20 Mart 1883
Tarihli Mukavele ile Türkiye tarafından onaylanmış
değişikliklerini,
c) "Enstitü", 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Türk
Patent Enstitüsü'nü,
d) "Marka Vekili", bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen
haklarla ilgili konularda, ilgili kişileri Enstitü nezdinde temsil
eden, danışmanlık yapan ve haklarının korunması için Enstitü
nezdinde gerekli girişimlerde bulunan ve işlemleri yürüten
kişileri,
ifade eder.
Korumadan Yararlanacak Kişiler
Madde 3 - Bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin öngördüğü koruma; Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan
gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut Dünya
Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru
hakkına sahip kişilerce elde edilir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına girmemekle beraber, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka
koruması tanımış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel kişileri de
karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de marka korunmasından aynı
şekilde yararlanır.
Milletlerarası Anlaşmaların Öncelikle Uygulanması
Madde 4 - Türkiye Cumhuriyeti
Kanunlarına göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşma
hükümlerinin bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinden daha
elverişli olması halinde, 3 üncü maddede belirtilen kişiler,
elverişli hükümlerin uygulanmasını talep etme hakkına sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
MARKANIN İÇERECEĞİ İŞARETLER VE MARKANIN ELDE EDİLMESİ
Markanın İçereceği İşaretler
Madde 5 - Marka, bir
teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya
hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları
dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların
biçimi veya ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya
benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve
çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.
Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu
durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya ambalaj
için inhisari bir hak sağlamaz.
Marka Hakkının Elde Edilmesi
Madde 6 - Bu Kanun Hükmünde
Kararname ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Marka Tescilinde Red İçin Mutlak Nedenler
Madde 7 - Aşağıda yazılı
işaretler marka olarak tescil edilemez:
a) 5 inci madde kapsamına girmeyen işaretler,
b) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil
edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka
ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç,
değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin
diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve
adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar,
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir
meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye
yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren
markalar,
e) Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir
teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini
veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi
kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve
dolayısıyla Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine
göre reddedilecek markalar,
h) Paris Sözleşmesi'nin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı
dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler
bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni
vermediği diğer **armalar**, amblemler veya nişanları içeren
markalar,
ı) Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesi'nin 1 inci
mükerrer 6 ıncı maddesine göre tanınmış markalar,
j) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.
Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu
mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt
edici bir nitelik kazanmış ise, (b), (c), (d) bentlerine göre
tescili reddedilemez.
Marka Tescilinde Red İçin Nispi Nedenler
Madde 8 - Tescil edilmiş veya
tescil için başvuru yapılmış bir markanın sahibi tarafından itiraz
yapılması durumunda, aşağıdaki hallerde marka tescil edilemez.
a) Tescil için başvurusu yapılan marka,tescil edilmiş veya tescil
için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı
mal veya hizmetleri kapsıyorsa,
b) Tescil için başvurusu yapılan marka,tescil edilmiş veya tescil
için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer
ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir
markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise,
tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk
tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali
tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile
ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın
kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli
bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı
üzerine red edilir.
Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka
işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka,
aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya
markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan
tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,
b) Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın
kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa.
Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce
yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı
mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya
tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı
tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,
markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu
yapılmış markanın ayırt edici karekterini zedeleyici sonuçlar
doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu
daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal
veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil
başvurusu red edilir.
Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi,
fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını
kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu
reddedilir.
Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl
içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan
marka tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından
sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya
benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz
üzerine reddedilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MARKANIN KORUMA KAPSAMI
Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı
Madde 9 - Aşağıda belirtilen
hallerde, marka sahibinin izni alınmadan markasının
kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle
ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin
kullanılması,
b) Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli
markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile
tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil,
karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın
kapsamına giren mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya
hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin
kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız
avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine
zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra hükmüne göre,
yasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla
stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret
altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
c) İşareti taşıyan malın ithali veya ihracı,
d) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.
Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin
yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili için
yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla
ilgili olarak tazminat talebi yapılabilir. Ancak başvurunun yayını
ile doğan haklar, tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan
doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme, öne
sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin
yayınlanmasından önce karar veremez.
Markanın Sözlük veya Başka Başvuru
Eserlerinde Yer Alması
Madde 10 - Tescilli bir
markanın, tescilli olduğu belirtilmeden bir sözlük, ansiklopedi
veya bir başka başvuru eserinde, jenerik ad izlenimi verecek
şekilde, yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebi üzerine
yayımcı, yayımın sonraki ilk sayısında yanlışlığı düzeltir.
Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Kullanımının
Yasaklanması
Madde 11 - Marka sahibinin
ticari vekili veya temsilcisi adına, marka sahibinin izni
alınmadan marka tescili yapılması halinde; marka sahibi kullanım
için yetki vermemiş ise ve ticari vekil veya temsilcinin haklı bir
gerekçesi yoksa, marka sahibinin markasının kullanılmasına itiraz
etmek hakkı vardır.
Marka Tescilinden Doğan Hakların
Kapsamında İstisna
Madde 12 - Dürüstce ve ticari
veya sanayi konularla ilgili olarak kullanmaları koşuluyla üçüncü
kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili
cins,kalite,miktar kullanım amacı,değer, coğrafi kaynak ,üretim
veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları
kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.
Marka Tescilinden Doğan Hakların
Tüketilmesi
Madde 13 - Tescilli bir
markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi
tarafından veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya sunulmasından
sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın
kapsamı dışında kalır.
Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın
piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından
değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını
önleme yetkisi vardır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MARKANIN KULLANILMASI
Markanın Kullanılması
Madde 14 - Markanın, tescil
tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan
kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için
kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma kabul edilir.
a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden
markanın farklı unsurlarla kullanılması,
b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında
kullanılması,
c) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı taşıyan malın ithalatı.
BEŞİNCİ BÖLÜM
MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARLA
İLGİLİ HUKUKİ İŞLEMLER
Markanın Hukuki İşlemlere Konu Olması
Madde 15 - Tescilli bir marka,
başkasına devir edilebilir, miras yolu ile intikal edebilir,
kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin edilebilir. Rehin
hakkı bakımından Medeni Kanunun rehin hakkına ilişkin hükümleri
uygulanır.
Tescilli bir marka üzerindeki sağlararası işlemler yazılı şekle
tabidir.
Markanın Devri
Madde 16 - Marka, tescil
edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devir
edilebilir.
Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi
kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar.
Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde
uygulanır.
İkinci fıkra hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri, mahkeme
kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir
sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür.
Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı,kalitesi veya
markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek
nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek
şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale
getirilmesini kabul etmediği takdirde, devir işlemi Enstitü
tarafından yapılmaz.
Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt
edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya
düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka
tescillerinin bulunması halinde, bu markalarında devredilmesi
şarttır.
Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve
yayınlanır.
Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın
tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı
ileri süremez.
Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli
Markanın Devri
Madde 17 - Marka sahibinin
izni olmadan onun ticari vekili veya temsilcisi adına marka tescil
edilmesi halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir
gerekçesi yoksa, marka sahibinin söz konusu tescilin kendi lehine
devir edilmesini isteme yetkisi vardır.
Markanın Teminat Olarak Gösterilmesi
Madde 18 - Tescilli bir marka,
işletmeden bağımsız olarak, teminat olarak gösterilebilir.
Markanın teminat olarak gösterilmesi, taraflardan birinin talebi
üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Haciz
Madde 19 - Tescilli bir marka
işletmeden bağımsız olarak, haciz edilebilir.
Haciz sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Lisans
Madde 20.- Tescilli bir
markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir
kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir.
Lisans Şartları
Madde 21 - Lisans, inhisari
lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir.
Lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere
aynı markaya ilişkin başka lisanslar da verebilir.
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına
lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de
markayı kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan
doğan haklarını üçüncü kişilere devir edemez veya alt lisans
veremez.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi,
markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her
türlü tasarrufta bulunabilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan
kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan
haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu Kanun
Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına
açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin, dava açma hakları
yoktur. Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz
dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter
vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını marka
sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul etmemesi
veya bildirimin alındığı tarihten itibaren, üç ay içinde, gerekli
davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de
ekleyerek, kendi adına dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar
tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce,
ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden telep edebilir.
Lisans alan, dava açtığını marka sahibine bildirir.
Marka sahibi, talimatlarıyla uygunluk içinde, lisans alan
tarafından üretilen malın veya sunulan hizmetlerin kalitesini
garanti edecek önlemleri alır.
Sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde,
tescilli bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava
yoluyla ileri sürülebilir.
Lisans sicile kayıt edilmediği sürece, iyiniyetli üçüncü kişilere
karşı ileri sürülemez.
Lisans sözleşmelerinde bu Kanun Hükmünde Kararname ile konuya
ilişkin diğer kanun, tüzük, yönetmelik ve tebliğlere aykırı
hükümler bulunamaz. Bu tür düzenlemeler lisans tarihinden sonra
yapılsa dahi, lisans sözleşmelerindeki aykırı hükümler geçersiz
sayılır.
|